Üç tarafı denizle, her tarafı düşmanla sarılı Türkiye´miz zorlu bir imtihan dönemi daha geçiriyor.
Ne kadar alçak, ne kadar hain ruhlu kitleler var ise adeta söz birliği etmişçesine ülkemize ve Türk Milletine saldırmakta.
Türk milleti diye üzerine basa basa söylüyorum. Bütün bu oyunların tek hedefi Türk Milletidir, Türk Milletini yok etmeye yöneliktir.
Bizler, yani tarihe yön veren Türk Milleti gittiği hers yere huzur ve adalet götürmesine rağmen ne büyük bir miletmişiz ki cümle cihan bizi yok etmek için elinden geleni yapmaya başlamış.
Müttefikimiz olduğunu iddia eden ABD ve Rusya bir anda karşımıza çıkıyorlar veya bizim düşmanımız olan PKK ya destek verir hale geliyorlar.
Kardeş Esad, kısa bir sürede düşman Esed oluyor. Irak zaten nefesi ensemizde.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de el bebek gül bebek içimizde yaşayıp, bizim vergilerimizle elektrik su kullanan ve vergi ödemeyen bir nankörler güruhu varki şimdi Türk askeri ve polisini kalleşçe tuzağa düşürüp şehit etmekte.
Allah bu millete sabır ve güç versin. Ama bu günleri önceden gören liderler oldu. Hata yapıyorsunuz bu ülke bölünmeye gidiyor. Yaptığınız çözüm süreci aslında çözülme sürecidir diye iktidarı uyaran liderler oldu ve artık bu uyarıların doğru olduğu da ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Diğer taraftan Bolvadin´deki durgunluk ne mevsimsel, ne dönemseldir. Bunu herkes kabul etmek zorunda.
Her bölgede kısa süreçli durgunluklar yaşanabilir ama Bolvadin yıllardır bunu birebir hissediyor.
Kısır döngü içerisinde yoğrulan bir yaşam belirgin bir şekilde kendisini gösteriyor.
Umut verici tek gelişme son günlerde yüksek okulun öğrenci sayısında beklenen artıştır. Onunda bu soruna ne kadar çözüm getireceğini önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.
Keşke başka umut veren gelişmeler de olsa. Çünkü gerçekten Bolvadin´in harekete ve pırıltılı günlere ihtiyaç var.
Üzerimizdeki kara bulutların dağılacağı günleri görebilmek umuduyla?
Allah´a emanet olunuz.