KADİR KALAY

Tarih: 15.11.2016 18:22

TARLAYI YAĞMUR YAĞAN YERE TAŞIMAK

Facebook Twitter Linked-in

Maalesef bizim ülkemizde bunu uygulayanlara, yani ´ tarlayı yağmur yağan yere taşıyanlara´, zeki, uyanık, akıllı gibi sıfatlar yakıştırılır.
Hâlbuki yakışan tanımlar; dönek, fırıldak gibi tanımlar olması gerekir.

Hayatını hep birilerinin sırtından, bir yerlere gelmek kavgası verenlere ancak ´yavşak´ yakıştırması yapılabilir, ki doğrusu da budur.

´Siyasi döneklik´ için ise hangi ´ağır tabiri´ kullanırsanız kullanın ´ cuk´ diye oturur.
´Davasını satanlar´ aslında hiç bir zaman o ´davanın adamı´ zaten olmamışlardır.
Hayatları boyunca hiç bir yerde, bir tek başarısı bulunmayan, çocuklarına ´menfaatçilik meziyetinden´ başka anlatabileceği tek bir hatırası olmayanların ´adamlıktan´ söz etmesi de abesle iştigal olur.
´Savunur göründüğü´ dava sayesinde; öğretmen, memur veya herhangi bir iş sahibi olanların, konumlarını korumak uğruna tarlayı yağmur yağan yere taşımalarına da şaşırmamak gerekir.
Milliyetçi bir partinin yıldızı parladığında bu tiplerin ceket yakalarının arkasında, hazırda bir ´bozkurt rozeti´ yedektedir.
Veya İslami söylemleri kuvvetli olan bir partide ışık görürlerse zaten arka ceplerinde mutlaka ´namaz takkesi´ vardır.
Ve öyle çabuk adapte olurlar ki ortama, 40 yıl o davaya hizmet edenler bile şaşırır kalır.
Bu zavallı insanlar bukelamundan bile beceriklidirler. Öyle ki ´denize atsanız balık olur´ ve kuyruk sallayarak yüzmeye başlarlar. ´Gübre Fabrikasına gönderseniz´ tersten ayırt bile edemezler.
Ancak muvaffak görünürlerse de, çocuklarını tarif ederken ´döneğin oğlu´ veya ´fırıldağın çocuğu´ gibi argümanlar kullanılır ki yılların başarısı bir çırpıda yok olur.
Allah başta siyasi partilerimiz olmak üzere hepimizi böyle ´karakter yoksunlarından´ korusun.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —