Hiç kimse umut etmesin ki “yaza yaza usanırlar” diyenleri haklı çıkaracağız.
Bazı sorunlar var ki, gündemden asla düşmüyor. Doğal olan da bu gündemden asla düşmeyen bu sorunları bıkmadan, usanmadan yazmaya devam edeceğiz.Sakın yanlış anlaşılmasın, bu yazdığımız sorunları sadece biz yaşadığımız için değil “ilçenin çoğunluğu şikayetçi olduğu” için sütunlarımıza taşıyoruz.
İşyerine gitmek için evinden çıkıp arabasına binen insan çukurla dolu, bakımsız yollardan geçiyorsa elbette bu sorunu biz yazmak zorundayız.
Çarşı merkezi ilgisizlikten trafik keşmekeşinin yaşadığı bir “ömür törpüsü” haline gelmiş ise yerel gazete olarak bunu yetkililere ulaştırmak elbette görevimizdir.
Eski milletvekillerinden Hatice hanım çarşı meydanında “hasteneyi yatırım planına aldırdık” diye haykırmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, herhangi bir adım atılmamışsa “ne oldu?” sorusunu sormak bizim vazifemizdir.
Velhaasıl Adliye sarayını, cezaevini, şehitler caddesini, kaplıcayı ve benzeri yatırımları alkışladıysak müsaade edilsin de “küçük ama büyük sorunları” de sizlerle paylaşalım.
Mesela başıboş köpekler konusu…
Bu hayvancıklar kendilerine “sığınacak mekanlar” ararken, bunları “sığındırma” konusunda bir girişim göreniniz var mı?
Yarın (hele hele kışın) başıboş hayvanların saldırması sonucu bir sorun yaşanırsa bunun hesabını kim verecek?
Aslında “büyük sorunlar da var” manşetlerimize henüz taşımadığımız, inceleme ve araştırma sürecinde olan…
Örneğin; bölgenin en büyük yeşil alanı olarak adlandırdığımız Horan'da her geçen gün artan “betonlaşma” konusu mutlaka mercek altına alınmalı.
Şenlik alanı ile başlayıp, Kadınlar evi inşaatına kadar “başka yerlere yapılması mümkün olduğu halde” bu güzide mesire alanından parçalar koparılmasının sonu nereye varacak sorusu mutlaka masaya konulmalıdır.
Demem o ki; lunapark, lokanta, otogar, hatta ve hatta benzin istasyonu ile bu alanda aslında genişletilmesi gerekirken bölme işlemleri nereye kadar devam edecek?
Bizde “sorgulama kültürü” yok denecek kadar azdır.
“Hesap verme kültürü” zaten yok… mesela Organize Sanayi Bölgesi'nin “yer seçimi” konusunun üstü örtülmüştür.
Mesela Eber'e su akıtan kaynakların neden artık kuruduğu gündemimize pek ulaşamaz.
Telekom'un hala mahalle aralarında 50 yıllık telefon kablo direkleri ile ilgilenen yoktur ve kimsenin gözüne batmaz.
Elektrik kesintileri (bu aralar azalsa da) bu milletin burnundan getirmiştir, bizden başka konuşan olmaz.
Daha yazacak çok şey var ama, “küçük sorunlarla büyük kalibreli insanları” rahatsız etmeyelim.
Allah'a emanet olunuz,.