Bu günlerde ´Yeni´ kelimesi oldukça sık ve bazen de yersiz kullanılmaya başlandı.
´Yeni´ her zaman özendirici veya mutlu edici olamayabiliyor.
Mesela yaşı 50´nin üzerinde olanlar iyi bilir ki ´Eski´ Bolvadin pek çok yönden şimdikinden iyiydi.
En azından samimiyet vardı, riyakarlık bu derece yoktu.
Sahip çıkma vardı, düşene sevinme yoktu. Aksine düşenin selinden tutarak tekrar eski durumuna gelmesi için çaba vardı.
Karşılıklı sevgi ve saygı vardı. Şimdi bu değerler aile içinde bile zayıfladı.
Toplumsal konularda omuz omuza olmak vardı, bizim partili değil diye başkalarını dışlamak yoktu.
Sporda, kültürel faaliyetler canlılık vardı. Örneğin sinema, tiyatro hınca hınç dolu salonlarda Bolvadinlileri bir araya getirirdi.
Akil adamlara, kanaat önderlerine itimat edilir, fikirlerine saygı gösterilirdi, şimdiki gibi kanaat önderi taklidi yapanlara itibar edilmezdi.
Sülale odaları vardı, belli günlerde akrabalar o odalarda büyük, küçük bir araya gelir, akraba bağı kopartılmazdı. Oysa şimdi bir alt kuşağı tanıyan kalmadı.
Mesela Kıbrıs harekatında bütün Bolvadin, 7´den 70´e sokakta oturur, radyolar açılır, haberler dinlenir, savaşan askerler için dualar okunurdu, şimdiki gibi güvenlik güçleri savaşırken dizi seyredilmezdi.
Başka sınıfın öğretmeni bile olsa öğretmeni görünce toplanılır, selam verilirdi. Şimdiki gibi ensesine vurulmazdı.
Yokluk vardı, kuyruk vardı, ama samimiyet ve sabır vardı. Bugünkü gibi varlık içinde nankörlük yoktu.
Caddeler dardı ama insanlar birbirine anlayış gösterir, trafik kavgası çıkarmazdı.
Esnaf dürüstlükte hassas, alıcı ise esnafa itimat ederdi.
Bütün bunları düşününce insan bazen ´eski´, ´yeniden´ daha güzeldi demek zorunda kalıyor.
Allah´a emanet olunuz.