Nedenini en başta doğru tespit edemediğimiz hiçbir sorunu kalıcı olarak çözümlenmemiz mümkün değildir.
Mesela bugün organize sanayi bölgesine yatırımcı gelmeyişinden dolayı şikayet ediyorsak önce bunun sebeplerini doğru ortaya koymak gerekir.2004 yılında gelişen bu bölge maalesef ölü doğmuştur.
Yerel tabirle tilkinin Bakır bıraktığı yere yapılmaması gerektiği defaatle söylenmesine rağmen; veya neyle inat edildiği belirsiz bir şekilde şimdiki bölgeye Bolvadin Organize Sanayi Bölgesi konuşlandırılmıştır.
Sonuç olarak hep birlikte çırpınıyoruz "burayı nasıl cazip hale getiririz" diye.
Milyonlarca liralık yatırımın heba olup gitmesine yüreğimiz yanıyor.
Yine aynı şekilde bin bir ümitle başlatılan Organize Hayvancılık Bölgesi'nin de atıl hale dönüşmesi vicdanları yaralıyor.
Nedendir bilinmez ilk etapta “balıklama atladığımız gelişmeler” bize genelde fiyasko olarak geriye dönüyor.
Yöneticilerin “vizyon sahibi olmadığı” ortamlarda yaşanan oluşumların bu şekilde sonuçlanması da elbette kaçınılmazdır.
Sadece siyasileri kastetmiyorum. Ve sadece ilçe merkezi ile ilgili de değil bu düşüncem.
Yatırımın başladığı en tepeden, en alta kadar “doğru tespit, doğru seçim” yapılmadan meydana gelen ”önce müjde, sonra hüsran projelere” hep beraber şahit oluyoruz ve bedelini maalesef ağır ödemekteyiz.
Yukarıda sadece “organize bölgeleri” örnek verdim.
Sadece bunlarla sınırlı değil tespitini doğru yapmadan yola çıktığımız ve sonuçlandıramadığımız hadiseler. “bizden olmayanların görüşlerine bile başvurmaya tenezzül etmediğimiz sürece” bu böyle devam eder gider. Olan ilçenin geleceğine ve milletin parasına olur.
Özellikle bu konuyu seçtim.
Biliyorsunuz Devlet hastanesi için yeni yer arayışı devam ediyor, ya da bize öyle anlatılıyor.
Yukarıya mı yapılsın, aşağıya mı tartışmalarında lütfen hissi davranılmasın.
Prosedür değil; bilim neyi gerektiriyorsa o yönde hareket edilsin ve yıllar sonra yukarıdaki örneklere bir yenisini daha eklemeyelim.
Avrupa'yı, Avrupa yapan onlarca yıl sonrası hesap edilerek gerçekleştirilen yatırımlardır.
Siyasi ve şahsi hesap peşinde koşmadan; onlarca yıl sonrasının nüfus artışını, imar gelişimini, trafiğini hesap ederek yola çıktıkları için bu derece konforlu bir yaşam sürüyorlar.
…..
1989 yılında yapılan mahalli seçimlerle birlikte yayın hayatına başlayan YENİSES GAZETESİ bu nüshası ile birlikte 32. yılına ulaştı.
Yaşanan meşakketleri, saldırı ve haksız uygulamaları zaman zaman sizlerle paylaşıyoruz.
Zor oldu ama, 32 yıl oldu.
Çizgimizden asla sapmadan yolumuza devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum.
Allah'a emanet olunuz.