KADİR KALAY

Tarih: 07.11.2022 18:20

Doğru bildiğimiz yanlışlar

Facebook Twitter Linked-in

 Tıpkı kişiler gibi toplumların da doğru sandığı, ama aslında yanlış olan pek çok hadise vardır.  
 "Kasıtlı veya yanlışlıkla" ortaya atılan dedikodular, aradan zaman geçtikçe adeta "şehir efsanesi" halini alır ve tüm toplum inanmaya başlar. Buna örnekler pek çoktur.   
Mesela bir belediye başkanının bir bakandan "sadece futbol sahası istediği" bilerek ve kasıtlı olarak çıkarılmış dedikodudan ibaret kalmayıp, çok geniş kesimlerin bu külliyen yalana inanmalarına neden olmuştur.   
Mesela rahmetli Hasan Türkmen'in Heybeli termal tesislerini ilçemize kazandırırken, "çok basit bir hile yaptığı" ve bu sayede kaplıcanın ihalesini kazandığı iddiası da çok absürd bir yalandır.    
Oysa merhum başkan o ihaleye tüm yasal yollarla girmiş ve çatır çatır mücadele ederek, Heybeli'yi ya da daha çok kullanılan adıyla "Kızılkirse'yi" Bolvadin'e kazandırmıştır.   
Yine çok kimse kaplıcanın "99 yıllığına kiralandığını" sanır. 
Halbuki "arazi ve emlak'ı tapusu" ile Bolvadin Belediyesinindir.    
Yine kaplıca konusunda doğru sanılan yanlışlar vardır. 
Mesela Ülker firmasının "kaplıcaya yatırımı" için geldiği ama dönemin Mhp'li belediyesi tarafından kabul edilmediği söylemi de yalandan ziyade iftiradır.    
Bir ahlaksızca yalan da kaplıcaya "pavyon açılacağı", vatandaşın kullanma imkanının kalmayacağı dedikodusu seçim kazanmak amacıyla ortaya atılan iftiradan başka bir şey değildir.   
Bu ve buna benzer konular artık sıradanlaşmış ve normal bir şeymiş gibi anlatılır, durur.   
Maalesef laf olsun diye konuştuğumuz bu mevzular,; o dönemlerde "derin yaralara" yol açmış, insanların incinmesine neden olmuş ve "şehrin kaderini" etkilemiştir.   
Yine merhum Süleyman Demirel şehrimize geldiğinde seka fabrikasını talep etmek için meydana getirilen kamışların "Demirel'in rahatsız olmasına neden olacak bir şekilde gözüne tutulduğu da" gerçek değildir. 
Hiç kimse öyle bir edepsizlik yapmamış ve zaten fabrikanın Çay ilçesine verilmesi konusu  bu olaydan çok önce karara bağlanmıştır.   
Pek çok kez siyasi amaçlı ortaya atılanlar zaman içerisinde maalesef iftira şeklinde şehre yayılmakta ve geniş kesimleri etkilemektedir.    
,"Peki şimdi yok mu?" 
Elbette var. 
Yıllar sonra gerçekmiş gibi anlatılacak yalanlar ve dedikodular piyasada dolaşıyor.   
O nedenle konuşurken çok dikkatli olmamız gerekiyor çok.   
Allah'a emanet olunuz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —