Bolvadin sürekli kan kaybederken, sorunları devasa boyutlara ulaşırken Bolvadin ismini taşıyan derneklerin ne yaptığı hakikaten merak konusu?
Adına ister ´vakıf´ deyin, ister ´dernek´ deyin Bolvadin´e hizmet amacıyla kurulmuş bu teşekküllerin artık; Bolvadin için ´devreye girmesi´ gerekmiyor mu?
Ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan ve bulundukları bölgede ´Bolvadin´i temsil etmesi´ gereken bu kuruluşlarımızın, ´temsilcisi oldukları´ Bolvadin için bir şeyler yapma zamanı, geldi de geçiyor bile.
Eskiden Bolvadin deyince ´siyaset merkezlerinde´ akan sular dururken, bunun en birinci sebebi etkin noktalarında ´ilçe lobimizin´ etkisi inkar edilemez ve başarısı asla küçümsenemezdi.
Gidip de gelmeyenler arasında yer alan ve Bolvadin´e hizmetleri ´hep merak edilen´ bazı milletvekillerimiz zamanında bile ilçemizin siyasi yaptırımı bugünden fazla idi.
Memur alımından, yatırım önceliğine kadar ciddi mesafe aldığımız o günlerdeki en büyük silahımız ´tuttuğunu koparan´ siyasilerimizin etkiliği değil miydi?
Şimdi bu boşluğu dolduracak en büyük faktör bugün itibarı ile vakıf veya dernek olarak tescillenmiş sivil toplum kuruluşlarıdır.
Araştıran, geliştiren, öneren ve takipçisi olan sivil toplum örgütlerinin faydası büyük olacaktır kanaatindeyim.
´Yasak savma´ kabilinden oturulup, ´laklak edilen´ lokallerin düşünen ve üreten beyinlerle dolması gerekmektedir.
Öyle ki zaten ilçe merkezinde bulunan STK lar maalesef bu konuda beklenene cevap verememekte, gezi, tozu, çanta, bonibonla işi götürmeye çalışmaktadır.
Halbuki çağımızda STK lar yerleşim merkezlerinin ´lokomotifidirler´ ve öyle de olmak zorundadır.
Yetkililer de bu tür kuruluşların önerilerini, raporlarını mutlaka ´dikkate almalı´ ve ´uygulanabilirliği´ konusunda ciddi anlamda gayret göstermelidir.
?Bolvadin´e borcu olduğunu düşünen herkesin? artık kuru kartvizit merakıyla değil; ´dibine kadar hizmet etmek şuuruyla´ hareket etmesi gerekmektedir.
Öyle ´Saygı duruşuyla başlayıp,dilek ve temennilerle´ biten formalite kongrelerle göreve geldiğini iddia edenler artık oturduğu makamın hakkın vermek mecburiyetindedir.
Bu düşünce ile bilhassa gençlere fırsat verilmesi gerektiği konusundaki düşüncemi tekrar ediyorum.
Bolvadin´le ilgili sivil toplum kuruluşları ´tutkallı emeklilerin´ değil ´aktif gençlerin´ yönetiminde olmalıdır. Çünkü diğerlerinin bugüne kadar ortaya koydukları performans ortadadır.
Allah´a emanet olunuz