Bizce “önemli gündemlerden” sıyrılıp, “arada kaynayanlara” artık dönüp, bakmalıyız.
Gerçi uzunca bir süredir “salgın belası” ile uğraşmaktan ve bununla ilgli haber ve yazı yazmaktan diğer konulara pek vakit ayıramadık.Mesela “Adliye yeni binası” neredeyse bitmiş görünüyor. Emeği geçen herkese teşekkürler. Ama ne zaman faaliyete geçecek bilen yok, açıklayan yok.
Diğer taraftan maalesef “umut haline gelmiş” cezaevi inşaatının ne aşamada olduğu ve ne zaman açılacağı da ayrı bir merak konusu,
Her ne kadar bizler sormaktan bıkmadıysak da ve bıkmayacağız da “şehir içi trafik” ne zaman düzene girecek ve sorumlular ne zaman sorumluluklarını yerine getirecekler o da ayrı bir soru olarak ajandamızda duruyor.
Eski lise binasını “birilerine hatırlatarak” acaba hata mı ederiz?
Ya da “Sarar” dersek “lüzumsuz nostalji mi” yaparız? Veya “500 kişilik tekstil fabrikası” diye sorup, kaçsak yanlış mı olur?
Hadi biraz cephe değiştirelim Bolvadin'deki “tabeladan ibaret siyasi partiler” ne zaman var olduklarını ispatlayacaklar.
Bu cümleden devamla yine “tabeladan ibaret sivil toplum kuruluşları” ne zaman etkin hale gelecekler?
Sırası değil ama Kaymak Şenliğini hiç sormayalım mı?
Dışarıdan gelenlerin Emirdağ tarafından girince çok beğendikleri, Bolvadin tarafından girince “ne biçim yer olmuş” dedikleri Şehitler Caddesini hatırlatmayalım mı?
“Kara gün dostumuz Ofis” gerçekten vefakarmış. Baksanıza kendi gitti ama, binası ve arsasını bize bıraktı. Gerçi sahibi kim belli bile değil, ama olsun…
Diğer taraftan tabiri caizse “deve yükü” kadar bir para, 10 milyon lira Kentsel Yenilenme için gelecekmiş, acaba projenin neresinden başlanacak. Bizim duyumlarımıza göre Köksoy sineması ve hizası için kullanılacağı ileri sürülüyor.
Peki ya sizce “Bolvadin'de eğitim” ne durumda? Başarı oranımız nedir ve Türkiye ve İl sıralamasında neredeyiz? Bir Allah'ın kulu çıkıp, açıklamaz mı?
Endüstri Meslek Lisesinin arkasında bulunan ve 2007 yılında belediye tarafından 400 bin TL masraf edilerek, yeşillendirilen “Yapı Sanat top sahası” tüm ihtişamıyla kurumaya terk edildi. “Burası bizim” diye Koçum döneminde geri alan Milli Eğitim buna ne cevap verecek.
Hadi onu sormadık. Duvarsız EML'nin bahçesi bu kadar mezbelelik bırakılır mı?
Sivil Toplum kuruluşları ne kadar alınırsa alınsın, “ne yapıyorsunuz, ne yaptınız, ne yapacaksınız?” sorularının cevabını beklemek bu halkın hakkı değil mi?
Eski belediye binası sanırız yakında Unesco tarafından “Kültür Mirası” olarak koruma altına alınacak, herhalde o yüzden açık hava restaurant ve nahoş olaylara rağmen dokunulmuyor.
Üstünü sorup ta, altını sormadan olur mu? Oradaki pasaja Allah rızası için hiçbir yetkili girmiyor mu? “Milli servet” edebiyatı, sadece konuşurken mi geçerli?
“Doktorlar” dersek; bütün Bolvadin hep bir ağızdan “Ahhhh” çeker. Bir ilçe bu kadar ihmal edilir mi?
Bolvadin'de gezen yabancılar şehir içinde adeta “körebe” oynuyor. Yön levhaları yok denecek kadar az, ya da görünmüyor.
Yollar delik, deşik, su hattı patır patır… Bunları yazmıyoruz. Acayip kanıksadık, yapılırsa şaşıracağız.
Allah'a emanet olunuz.


