Ben bu gazeteyi hayata geçirdiğimde 1989 yılıydı. Gazetemizin yayın hayatına başlamasında deneyimli gazeteci Nurettin Özkan Bey'in çok ciddi katkı ve teşvikleri oldu.
Nurettin bey Konya'da “gazetecilik yapan” ama asıl mesleği “sanat tarihi” olan ve bu konuda eğitim alan bir hemşerimizdir.
1987 yılında “Bolvadin Belediye Müzesi'nin” Kurucu Müdürlüğünü yaparak bir ilke imza attı ve Hasan Yazıcı Bey'in himayesinde önemli bir faaliyete de öncülük etmiş oldu. Ben dahil herkesin çok takdir ettiği bu çalışma yıllar boyu “eski ışık sinemasının” olduğu yerde müze olarak devam etti ve “Bolvadinliyim” diyen herkes tarafından da memnuniyet ve gururla gösterildi.
Elbette tarihçi yazar Dr. Muharrem Bayar Bey'in katkılarını da unutamayız. (Bu arada sayın hocamıza acil şifalar diliyorum)
Bu yazıyı yazmamın sebebi geçtiğimiz günlerde Bol-Dav tarafından yapılan önemli bir toplantının haber şeklinde bize ulaşmasıdır.
Toplantıda bulunan herkes “müzenin bir an önce öğrencilerin ve vatandaşların ziyaretine açılmasını ve geniş kitlelere ulaşması” gerektiğini vurguluyor.
Katılıyorum...
Açıldığı günlerde “Bolvadin'in nüfus cüzdanı” olarak nitelendirilen bu kurumun daha sonraki tarihlerde Yanıkkışla'ya taşınması elbette “iyi niyetle” yapılmış ama bence yanlış bir uygulama idi.
Şehir merkezine uzak olması nedeniyle neredeyse “unutulup giden” bir bina haline geldi.
Meşhur atasözüdür “gözden ırak olan gönülden de ırak olur” tespitinde olduğu gibi müze adeta “lüzumsuz bir varlık” muamelesi görmeye başladı.
Oysa pek çok ilçede bulunmayan bu kültürel tesis hem geliştirilip, hem de aktif hale getirilebilirdi.
Onun yerine her nedense görmezden gelinip, unutulmaya yüz tuttu.
Uzunca bir süredir ben de ziyaret etme imkanını bulmadığım gibi herhangi bir yerde aktif olduğuna dair bir haber de okumadığım için sanırım “bu bina atıl hale geldi” diye düşünüyorum.
Belki şimdi kıymetini bilmiyoruz ve görmezden geliyoruz ama gelecek nesiller inanın bu tür kültürel varlıklara aç ve daha kıymet bilir hale gelecekler.
Bu vesile ile; şehrimizin “gurur abidesi” olarak ziyarete açılan “Kestemet Şehitliği” de övünç kaynağımız olacak.
Emeği geçen herkese tekrar şükranlarımızı sunuyorum.
Son söz olarak “tarihe kilit vurulmasın” yanlıştan öte bir davranış...
Allah'a emanet olunuz.
Not: yaklaşan yerel seçimler ile ilgili düşüncelerimizi yakında okuyucularımla paylaşacağım.


