Toplumun tümünde alıp başına giden "sosyal medya çılgınlığı" maalesef yanlış bilgi sahibi olmamıza yani yanıltılmamıza sebep olabiliyor. Devlet ne kadar kanun çıkartırsa çıkarsın, ne kadar, "asılsız haberlere" savaş açsa da maalesef sosyal medyada bir türlü vazgeçilmeyen ve temeli art niyetlere dayalı çoğunlukla da başrol oynadığı "asbaragas haberler" mevcudiyetini koruyor.
Oysa yazılı basında durum hiç de böyle değildir.
Yanlış ya da "yalan haber" yayınlandığında anında mahkeme kararıyla tekzip yersiniz. Ve o tekzibi yayınlamadığınız müddetçe ceza gelir.
Gazetenin saygınlığı o yüzden devam ediyor.
Yazılı basın o yüzden hala daha en değerli haber alma kaynağı.
Bakmayın zaman içerisinde bize kem gözle bakanlar koltuktan düştüklerinde bize bakış tarzlarını değiştirirler.
Hem ulusal, hem de yerel basında yer alan haberler sosyal medya haberlerinden çok daha değerli çok daha sağlam çok daha güvenilir haberlerdir.
Unutmayın ki kaynağı belirsiz dedikoduları gerçek habermiş gibi sunan sosyal medyacılar ortadan kaybolduklarında yine yazılı basın dimdik ayakta duracaktır.
Bunları niye yazıyorum.
Maalesef ilçemizde de kişi ya da kurumları rencide edecek, çoğu dedikoduya dayalı veya siyasi karşıtlık nedeniyle uydurulmuş haberler kol geziyor.
'Takma isimlerle" olmayan hadiseleri varmış gibi gösteren bu tür paylaşımlar "kartopu gibi büyüyerek" toplumda karşılık buluyor.
Bu nedenle hiçbir haberi yazılı basından okumadan ciddiye almayın.
Ya da kurum veya kişilerin kendi sayfalarından yapacakları açıklamaları dikkate alın.
Oysa çağımızın bu nimetini çok daha olumlu değerlendirmek varken niye böyle zarar verici olaylarla kullanırız anlamak mümkün değil.
Mesela fikir üretmek, mesela toplumsal yardımlaşmayı sağlamak, mesela istihdam fırsatlarını paylaşmak varken biz hala 'ergenler gibi laf sokma", dedikodu üretme gibi yanlışın içindeyiz nedendir bilinmez.
Elbette bu da bir dönem... gelip geçecektir.
Önemli olan toplumda fazla tahribat yaratmadan geçmesini sağlamaktır.
Allah'a emanet olunuz.

