Türkiye uçurumun kenarından döndü. Çok ciddi bir tehlikeyi, belki de asırlar boyu sürecek bir kaosun önüne geçildi. Bunu yaparken ortaya konulan birliktelik gerçekten son zamanlarda en çok ihtiyacımız olan beraberlik oldu.
Siyasetten arınmış bir başkaldırış, ihanete dur diyen bir direniş yaşadık. Onun için diyorum ki: BU MİLLETLE NE KADAR GURUR DUYSAK AZDIR.
Yalnız Bolvadin´de gözlemim odur ki bu olayın ikinci haftasından itibaren yine siyasi rant ve çıkar duyguları ön plana çıktı.
Yapılan konuşmalardan proğram uygulamalarına kadar particilik ön planda görünmeye başlayınca diğer siyasi düşünce sahiplerinin incinmesine neden olundu.
15 temmuz akşamından itibaren ülkücüleri meydana çağıranlar her nedense ondan sonra ülkücü kesimi yok saymaya başladılar. Bunun iyi bir şey olmadığını sanırız kendileri de anlamışlardır.
Ülkücüler vatan meselesinden küsmez. Biz söylemiştik tripine de girmezler. Çünkü bugün başkasına nispet yapacağım dediğimiz hadise vatandır ve bu konuda en hassas olan kesimlerin en üstünde de ülkücüler gelir.
Allah bu ülkeye, bu devlete ve bu millete zeval vermesin.
Nasıl bir tehlikeyi atlattığımızı her gün biraz daha iyi anlıyoruz. Darbe girişimi allah muhafaza başarılı olsaydı en alttan, en üst tabakaya kadar her kesim büyük acı çekecekti.
Hele vatanseverler, yani milliyetçiler sıkıntının en büyüğü ile muhatap olacaklardı. Sinsi sinsi yapılan planlar ortaya çıktıkça Allah´a bir kez daha şükretmeliyiz.
Bu kargaşanın bir an önce sona ermesi için hepimiz dua etmeliyiz. Çünkü şahsi hesapların, kin ve ihtirasın gündeme gelmesiyle çok daha kötü acılar yaşanacaktır.
Ayıklama süreci en hassas teraziyle yapılmalı ve günahsız olanların azap çekmesine engel olunmalıdır.
Güçlü olanlar kendilerini korurken gariban kesim mağdur edilmemeli ve bu terör örgütünün mensuplarından zararlı olanlar gerekli cezayı almalıdır. Çünkü söz konusu olan vatana ihanettir.
Bolvadin 24 gün meydanda idi. 24 gün boyunca demokrasi nöbeti tutuldu. 24 gün insanlar bu terör örgütünü lanetledi.
Elbette bu durum kenetlenmemize neden oldu. İnşallah bu birlikteliğimiz bundan sonra da samimi bir şekilde devam edecektir.
FETÖ ile uğraşırken başımızdaki büyük bela olan PKK´yı unutmayalım.
Cumartesi günü Karacaören köyündeki şehit cenazesine katıldım. Ağlayan analar kardeşler ve bir milletin üzüntüsünü birebir yaşadım.
Bu kargaşada PKK belası unutulmasın. Allah şehidimize rahmet eylesin ve milletimizin başı sağolsun.
Allah´a emnet olunuz.

