Yaptığımız her haber ve yorum Allah'a çok şükür adresini buluyor. Sessizlik hakim olsa da biz biliyoruz ki tam nokta atışı yapıyoruz. Zaten bize, bizim bilmemiz bile yeter.
Başlıkta da söylediğim gibi; önemli olan konuşulmak değil, konuşturmak.Gündeme getirdiğimiz konuların "ilgilisi ve bilgilisi" tarafından "yeterince konuşuluyor olduğunu" zaten biliyoruz.
Onlar konuşmasa bile yada konuşmak istemeseler bile "yancıları" konuyu mutlaka masanın üstüne koyuyor.
Böylece de maksat hasıl oluyor.
Zaman zaman ve ısrarla "unutulmak ve unutturulmak istenen sorunları" kamuoyuna hatırlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; "insan hafızası unutma özrü taşır" . Durum böyle olunca da bize bıkmadan, usanmadan hatırlatmak görevi düşüyor.
“Kese kağıdından teyyare yapma" konusunda yetenekleri olanlar bizim bu "hatırlatma görevimizi" ifa etmemizden oldukça rahatsızlar biliyoruz.
Ama dedik ya; bu memleketin çıkarlarını düşünen insanlar için "yazılı ve sesli düşünmek" gibi vazifelerimiz vardır.
Bu vazifeleri de yerine getirmek zorundayız sağ olduğumuz müddetçe getirmeye devam edeceğiz.
"Yancıların" küllemeye çalıştığı veya çeşitli "şaklabanlıklarla" öteledikleri sorunlar; yaşadığımız bölgenin yarınıdır, geleceğidir, acil çözüm bekleyen meseleleridir.
"Hedefi günü kurtarmak olan insanlara" bunu anlatmaya teşebbüs etmek bile zaman kaybıdır.
Bizim ulaşmaya çalıştığımız insanlar gerçekten fedakar ve her dakikasını bu memlekete hizmete adayan insanlardır.
"Arşivler tarihe bırakılan önemli miraslardır" cümlesinden hareketle yetkililere şunu hatırlatmak istiyoruz. Sizi oyalayan, şaklabanlık eden, yanlış yönlendiren insanlar; bütün gayret ve çabanıza rağmen sizi tarihte yargılanır durumuna sürükler.
Geri tarafı hikaye...
Bolvadin'in su konusunu gazetemizde haber yaptıkça halkımızdan büyük destek gördük. İlgili çevrelerce de gündeme geldiğini biliyoruz yani konuşturduk.
Sit alanları meselesi sadece yazılmakla kalmadı; uyurgezer bazılarını da rahatsız etti.
Organize sanayi Bölgesi sorununu manşetten verdikçe vatandaşımızın desteğini aldık.
Küçük gibi görünen trafik ve başıboş hayvanlar konusunu gazetemizin okunduğu her köşede konuşturduk.
"Toki'nin yeni bir yatırımına ihtiyaç var" dedikçe susanlar yani siyasiler; "faizden kaçınılan" bankaların konut kredilerini bize örnek gösterdi. Onlar örnekledikçe vatandaş bize hak verdi.
"Bolvadin'e gerekli olan yeni hastane binasını" defalarca gündeme getirdik. İlgili yerlere nokta atışı yapıldı.
Eber gölü'nü sahipsizliğini gazetemizde defalarca paylaştık. Konuşuldu ama çaresizlik gördük.
Kaç yıl olduğunu bizim bile unuttuğumuz Emirdağ- Çay yolunun hala daha bitmeyişi yine bizim tarafımızdan sorgulandı.
Dedik ya "arşive bırakılacak çok konuyu gazetemizin sütunlarında sizinle paylaştık".
Görevimizi; haddimizi aşmadan, ölçülü bir şekilde yerine getirmeye gayret gösterdik.
Kendi küçük sınırlarında "taşın altına elini sokmadan" yaşamaya gayret edenlerden olmadık.
Önemli olan birlikte yaşadığımız bu kenti, daha da yaşanabilir bir şehir haline getirmeye katkıda bulunmaktır.
Allah'a emanet olunuz.


