Bolvadin tarihi boyunca yaşamadığı, duymadığı olayları peşpeşe yaşar ve duyar oldu.
"Cemiyet" ve ?Cumhuriyet" gelenek ve yasalarına sımsıkı sadık, asla bu değerlerine zarar vermeyen bu memleket; bilhassa değerlerinin rencide edilmesine, nasıl bu kadar "duyarsız" olabiliyor, anlamak mümkün değil...
Bizim şehrimiz asla "uyuşturucu" ile yanyana anılmaz hatta "kaçakçılık" kelimesi telaffuz bile edilemezken, şimdi sanki "kanıksanmış" bir şekilde dedikodusu yapılır hale geldi, bu da ayrı bir tartışma konusu...
"Şerefsiz adam" hangi cüret ve cesaretle "sapıklığını tatmin etmek" için, hem de elini, kolunu sallayarak bu şehre gelme pervasızlığını gösterebiliyor sorusunun cevabı henüz bizde yok.
"Hırsızlık" ve "fuhuşun" dillerde "alışılmış hadiseler" olarak dolaşması ise "kangren olmuş bir yarayı" anlatmaya yeter sanırım.
Eyyy bu kentin yöneticileri ve Eyyy bu kentin 30-40 sene öncesini bilmeyenleri, size sesleniyorum!
Yukarıdaki "kepazelikler" bahsettiğim tarihlerde yaşansa idi "büyük infial" yaratır, "koltuklar sallanır" ve sorumsuzluk gösteren sorumluların hesap vermesi sağlanırdı.
Mesela denilse ki; gençlerde "hap kullanımı arttı" herkes, ama herkes kendini sorumlu hisseder ve "yakınından başlayarak" araştırma gereği hissederdi.
Bırakın "uyuşturucu kullanımını, kahve ve sigara alışkanlığı konusunda" bile öğretmenler, dikkat buyurun polis demiyorum- okul idareleri ve öğretmenler, -hem de fazla mesai istemeden- kahve basar, yakaladıkları öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlatırlardı.
İnternet kullanımı konusunda artık velilerin "duyarlı ve baskın" olması gerekiyor. Bunu hissettirmeden ve ciddi kontrol altına almaları artık elzem olmuştur
Güvenlik güçleri ?bıkmadan, usanmadan? tedbirleri artırmalı ve "kahpe tuzakları" daha ortaya çıkmadan çökertmelidir.
Din görevlileri haftalarca bu konuda "insanları yönlendirme" vazifesini aşkla yapmalıdır.
Bu arada şunu da belirtmek isterim ki; din görevlisi olmak demek, sadece "namaz ve seçim vakitlerinde" cemaati hatırlamak değildir. "Toplumun yaraları" konusunda hassas olmak, "toplum değerlerini ayakta tutmak" demektir. Ezana 5 dakika gelip, "apar topar camiden ayrılmanın" adı başka bir şeydir.
Sonuç olarak özetlemek gerekirse "nereye gidiyoruz" sorusunun cevabı olumlu olacaksa bir an önce herkes üzerine düşen tedbiri almalı ve bu toplumun ?bir ferdi olduğu şuuruyla? vazifesini yapmalıdır.
Allah´a emanet olunuz.


