Darbe teşebbüsü, demokrasi nöbetleri gibi olaylar soğuyunca dertlerimizle başbaşa kaldık.
Her zaman olduğu gibi Bolvadin sahipsizliğinin bedelini ödemeye devam ediyor. Ekonomisi bitik, istihdamı sorunlu, sosyal hayatı felç bir kentte yaşıyoruz.
Bu durumu bitirmek ve sorunları çözmekle görevli insanlardan da maalesef çıt çıkmıyor. Onlar kişisel ilişkilerdeki sorunlar nedeniyle birbiriyle uğraşmaya devam ediyor.
Umutsuz insanlar şehri olmak istemiyoruz. Halkımıza her sayımızda müjdeli haberler vererek kentimizi heyecana boğmayı arzuluyoruz ama şartlar mevcudu korumayı sürdürüyor.
Hızlı tren travmasından kurtulamayan Bolvadin, elindekileri kaybetmenin acısını da henüz unutmadı. Bunları unutturacak herhangi bir gelişme de yaşanmayacağa benziyor. Maalesef yine biz bize yani dertlerimizle başbaşa kaldık.
Hani Alkaloid fabrikasına ek tesis, hani ilaç sanayi demekten kendimizi alamıyoruz. Bir nebze de soluklandıracak bir istihdam alanı açılamaması işsizlik sorunun artarak devam etmesine neden oluyor.
Bakın Türkiye´de çok önemli değişiklikler yapılıyor. Mesela askeri yerleşkelerin yerleri değiştiriliyor.
İşte tam zamanı. Etkili ve yetkililer burada devreye girmeyecekte nerede girecekler? El birliği ile omuz omuza dayanışarak bir askeri birliği ilçemize kazandırmanın çabasına düşmenin tam zamanı.
Yerse yer, alansa alan. Buradaki ekonomiyi hareketlendirmenin en önemli yolu böyle bir tesisi Bolvadin´e kazandırmaktır.
3500-4000 öğrencisiyle yüksek okulun katkısı ne kadar iyiyse, askeri bir kışlanın varlığı da o kadar iyi olacaktır.
Onun için iktidarın Bolvadin temsilcileri ilçeye en büyük iyiliği yapma fırsatını yakalamıştır. Bu trende, o tren gibi kaçırılmasın, yoksa çok eleştiri alırsınız.
Bolvadin´de bir diğer önemli husus ise sosyal ve kültürel faaliyetlerin yok denecek kadar az olmasıdır. Başta belediyemiz ve kaymakamlık olarak bu tür faaliyetlerde atağa geçilmesini bekliyoruz.
Üzerimizde ölü kimliğini atmanın en güzel yollarından birisi sosyal yaşantıdaki aktiviteler olacaktır.
Allah´a emanet olunuz.

