Bütün yaşadıklarımızın en büyük nedeni milli şuurumuzda oluşan kayıp ve zayıflıklardır.
Türk milleti tarihinin her döneminde karşılaştığı ihanetleri ve sorunları incelediğinde milli benliğimizde açılan yaraları görecektir.
Bizimle oynamak isteyen, bizi imha veya zayıflatmak isteyen tüm hareketlerin başlangıç noktası tamamen milliyetçi ruhumuzu köreltme ile başlıyor.
Ve maalesef bunu anlamakta, tedbir almakta yetersiz kalıyoruz.
FETÖ de bu noktadan hareket etmiş, millet bilincimizi alt üst edecek söylemleri insanların beyinlerine nakşetmiştir.
Ne zaman millet bilincimizi korudu isek o zaman hainler başarılı olamamış ve hep biz başarılı olmuşuzdur.
En yakın örnek Kurtuluş Savaşımızdır.
Kurtuluş savaşında Türk Milleti inanılmaz bir milli şuurla hareket ederek bugünkü vatan topraklarımızı korumuş ve bugüne kadar getirmiştir.
15 Temmuz´da da bu bilinçle meydanlara inilerek hainlere fırsat verilmemiştir.
Milliyetçilik millet olmanın gereklerindendir. Milliyetçi değilseniz millet olma noktasında zayıflar ve sorun yaşarsınız.
Bir insanın kendi milletini sevmesinden doğal başka ne olabilir ki?
İşte bu noktadan hareketle içimizdeki hainlerin oynayacağı oyunlara karşı koymanın en büyük silahı gençlerimizi milli eğitimle, töremizle bilinçlendirerek yetiştirmektir.
Her şeyin Türk´e göre, Türk için ve Türk tarafından gerçekleştirildiği bir dünyamız olmalı.
Çünkü gördük ve yaşıyoruz ki Türk´ün Türk´ten başka dostu yoktur. Bu düşüncemizi perçinleştiren bir darbe teşebbüsü yaşadık. Bu alçak darbe teşebbüsü bize ders olmalı ve Türk´e çevrilmesi muhtemel silahlar artık kaynaklandığı yerde kurutulmalıdır.
Vatanı sevmenin gereği de, uygulaması da budur.
Tarihimiz ihanetlerin örnekleriyle doludur. Devşirme uygulamalar geçmişte yaşanan sıkıntıların ana kaynağıdır.
Kendini Türkiye Cumhuriyetinin ferdi olarak gören ve vatana sevdalı herkese sahip çıkılmalı, Türk´e ihanet edenler ise kesinlikle cezalandırılmalıdır.
15 Temmuz bir varmış, bir yokmuş gibi görülmemeli, müsebbipleri sağlam ve doğru bir şekilde yargılanmalı, ihanet edenlere en ufak bir müsamaha gösterilmemelidir.
Yeniden yapılanmada da her şey süzgeçten geçirilerek yeni hainliklere meydan vermeyecek şekilde gerçekleşmelidir.
Ülkücülerin yıllardır söylediği gibi milletini sevmeyen hiçbir birey veya camia yönetim içerisinde yer almamalıdır.
İnşallah musibetler ders çıkarmış olur ve geleceğe daha güvenle bakarız.
Allah´a emanet olunuz.


