Tüm Türkiye´de olduğu gibi Bolvadin´de de gençlik konusunda soru işaretleri bulunmakta.
Gençlik, ´güç ve kariyer´ anlamında hırslı ve azimli görünürken, maalesef ´fikir tabanı´ çok zayıf görünüyor. İnandıkları, destekledikleri ´siyasi hareket´ konusunda bile yeterince donanıma sahip değiller.
Maalesef ´günlük dil´ bile anlaşılmayan bir hal almış durumda.
´Giyim,kuşam´ ne örf ve adetlerimize, ne de geleneksel Türk kıyafetlerine tamamen ters...
´Cemiyet ilişkileri´ de ciddi sorunlar taşıyor. Büyük, küçük diyalogları korkutacak derecede saygısız, argo ve üzüntü verici...
Türbanla gezen bir kız çocuğunun elinde telefonla, sokağın ortasında attığı kahkaha bile ´toplumun değerlerine adeta kafa tutuş.
Öğretmen, öğrenci ilişkileri ise diğerlerinden pek farklı değil. İnanılmaz ´laubalilik´ almış başını gidiyor.
Eskiden bırakın kendi öğretmenini, okuldaki herhangi bir öğretmene saygı gösteren nesilden, hocasıyla kahvede oyun oynayan bir nesle gelmiş bulunuyoruz.
Evet, elbette gençlerimize güveniyor ve umut besliyoruz ama onların eğitimi konusunda acilen bir şeyler yapmak gerektiğine de dikkat çekmek istiyoruz.
Oysa biz ´Bolvadin olarak´ henüz bir ´Gençlik Merkezini´ bile hayata geçiremedik.
Gençliğine sahip olamayan insanların, gençlerden şikayetçi olma hakkı da mutlaka yoktur.
Bakın daha dün 15 yaşında bir genci kaybettik. Kesin bir bilgi yok henüz ama kendi aralarında çıkan kavga sonucunda arkadaşlarınca pompalı tüfekle vurulduğu iddia ediliyor.
Son zamanlarda maalesef bu tür olaylara sıkça rastlar olduk.
Geçen haftaki yazımda da bahsettiğim gibi ´eğitim şart´. Ve toplum eğitimi, manevi eğitim bilhassa şart.
Bunu sağlamak içinde gençlik merkezi odaklı aktiviteler ve yönlendirmeler bir an önce sağlanmalı diye düşünüyorum.
Allah´a emanet olunuz.


