Cumartesi günü yaşanan katliam Türkiye Cumhuriyetinin en kanlı terör olayı olarak tarihe geçti.
Şimdi herkes bütün suçu birbirinin üstüne atmaya, birbirini suçlamaya başladı.
Kınadık, lanetliyoruz, hesap sorulacak, kanlar yerde kalmayacak gibi beylik laflar yine bu yetkililerin diline pelesenk olmuş durumda.
95 kişi bu olayda can verdi.
İşin en kötü tarafı iki tane canlı bomba Türkiye´nin payitahtı olan Ankara´ya kadar geliyor ve bunu hiç kimse tespit edemiyor, istihbaratını yapamıyor.
Gözünüzü seveyim. Hangi çağda yaşıyorsunuz? Her türlü teknolojik ve eleman inisiyatifinizde. Her türlü araç gereç emrinizde. Her türlü örtülü örtüsüz ödenek bu terörün sona ermesi için hizmetinize verilmiş.
Böylesine imkanlara sahipken bile bunu belirleyemiyor tespit edemiyorsanız sorun o zaman çok daha büyüktür.
Yapılan alçaklıktır yapılan kalleşliktir ama bu kalleşliğin önüne geçmesi için görevli olan yüzlerce binlerce görevlimiz vardır. Allah aşkına bunlar bu olayda neden suskunlar.
Bu kadar zaaf düşündürücü ve bir o kadar da korkutucu değil mi?
Düşmanı sevindirmemek adına fazla konuşamıyoruz. Birileri gülmesin diye elimiz başka şeyler yazmaya varmıyor. Onun için acıyı yüreğimize gömüp olayın kısa sürede neticelendirilmesini beklemekten başkaca da elimizden bir şey gelmiyor.
Diğer taraftan seçim gailesi devam ediyor. Bakmayın öyle gürültü patırdı olmadığına. Adaylar harıl harıl çalışıyor. Adaylar heyecanlı ve adaylar canla başla gayret sarf ediyor.
Heyecansız olan ve durgun gözlerle izleyen ise halk, yani vatandaşlar, yani biz.
7 haziranda yorulan vatandaşların bu seçime kayıtsızlığı normal mi? Bence normal. Demek ki 5 ay arayla iki seçimi bizim vatandaşın bünyesi kaldırmıyor.
Şunun surasında yaklaşık 20 gün kaldı. Adayların ve partilerin çabasının karşılığının ne olduğunu 20 gün sonra göreceğiz. O zamana kadar yine durgun gözlerle izlemeye devam.
Allah´a emanet olunuz.


