Kadim kent, dışarıdan bakıldığında görülenin aksine "zor şehirdir."
Bu durumda olmasının tek nedeni de; yerel yönetimlerdir. Belediyesinden tutunda, bürokrasiye ve hatta sivil toplum kuruluşlarına kadar "sahipsizliğin zirvesine çıkmış" ve "aman efendim, tamam efendimcilerin adeta istilasına uğramış “ bir şehirdir Bolvadin. İşte bu duruma tahammül edemeyen, teslimiyetçiliğe itiraz eden ve şehrin zayıflamasına göz yuman herkese baş kaldıran insanlara maalesef "kronik muhalif" damgası vurulur, o gözle bakılır.
Soru sormak yasaktır maalesef bu şehirde. Çünkü sorduğunuz sorunun karşılığını verebilecek yürekte ve donanımda insanlar yoktur.
O yüzden ezilir, büzülür ve sizi muhalif ilan ederler.
Kendi eksikliklerini gündeme getirmemek adına inadına ve ısrarla sorumluluklarının gereğini yapmak yerine buna itiraz edenlere tavır koyarlar.
Yanlışları hatırlatan, düzeltilmesini isteyen kitleler onların gözünde gereksizdir, lüzumsuzdur.
Cevap vermemeyi marifet sayarlar. Oysa herkes bilir ki; o cevap vermeyenler eksik insanlardır. Sorumluluktan eksik, görev bilincinden eksik ve hatta topluma karşı nezaketten eksiktirler.
Onlar kazandığını sandıkça memleket aslında kaybetmektedir. Onlar koltuklarını korudukça; toplum menfaatleri korunmamaktadır. Onlar palazlandıkça; şehir güçsüzleşmektedir.
Göz boyamak onlara günübirlik başarı getirmiştir. Genelde topluma yansımayan bu başarı kentimizin derin yaralar almasına sebep olmaktadır.
Örneğin; gençler başka şehirlere geçmekte, ekmek kavgası verenler "sabahın köründe" komşu ilçelere çalışmaya gitmektedir.
Bu bazı yerel yöneticileri rahatsız etmiyor olabilir. Ama ilgisiz davranmak da "toplum hakkına" duyarsız kalmak değil midir?
Bunları söyledikçe "muhalif basın" olarak tanımlanıyoruz.
Olsun...
Önemli olan vicdana ve toplum menfaatlerine muhalif olmamaktır.
Bazıları da kahve köşelerinden ahkam kesmekte gazetelerin yeterince muhalefet yapmadıklarından şikayet etmekte.
Oysa bizim gazetenin arşivini inceleyen herkes rahatlıkla en fazla yanlışları gündeme getiren gazete olduğumuzu görür.
"Anlı ,şanlı siyasiler" bile bizim kadar memleket menfaati için sorunları gündeme getirmemiştir.
Biz bu şehire olan minnetimizi ve vefamızı göstermeye devam edeceğiz.
İsterse sevmesinler, isterse muhalif basın diye tanımlamaya devam etsinler.
Allah'a emanet olunuz.

