Benim göbeğim çarşıda kesildi, çocukluğum çarşıda geçti. Rahmetli ustam Hacımustafa´nın yanında çalışırdım. Çarşı o vakitler çok hareketli idi. İşlerimiz bereketli, muhabbetlerimiz samimiyetli idi. Güzel günlerdi o günler.
Çarşıda bu kadar banka yoktu. Bankaların içi bu kadar konforlu değildi. Bankaların üzerinde lojmanlar olurdu. Orada banka müdürleri, çalışanları kalırlardı. Ziraat Bankası müdürünün oğlu benim lise arkadaşımdı. Hayatımda ilk defa doğum günü kutlamasını onların evinde görmüştüm. Çarşıda aileler yaşardı. Böyle bomboş değildi.
Şimdi daha çok banka var. Maşallah işleri çok çok iyi. Binaları yetmiyor. Üst katlarını lojman yapmaktan vazgeçmişler, bankaya dahil etmişler. 5 vakit camiler dolmuyor ama, 5 vakit bankalar tıklım tıklım. Banka çalışanları ise akşam 5´ten sonra işlerini bitirip Afyon´a gidiyorlar. Sadece onlar değil. Bolavadınlısı, yabancısı birçok kişi Afyon´da yaşıyor. Bolvadin akşamları, hafta sonları, tatil günleri ıssız şehir gibi. Birçok kişi Bolvadında çalışıyor, kazanıyor. Parayı Afyon´a götürüp orada yaşıyor. Bizi de memleketi bekleyen bekçi gibi, girişte ve çıkışta selamlıyorlar sağ olsunlar. Bu benim gücüme gidiyor.
Bu aralar Afyon´da yaşamak, ev almak moda oldu. Türk sosyetesi de bir ara Amerikada Miami´de ev alırdı. Gazetelerde okudum Sibel Can´ın ve 10 bin Türk´ün Miami´de ev aldığını okumuştum. Bolvadınlılar olarak da, bizim Miami´miz Afyon olmuş. Oraya yerleşen yerleşene. Bolavadın her sene bir mahalle kadar nüfus kaybediyor. Bu benim gücüme gidiyor.
Afyon bizim ilimiz. Beni Afyon´da Bolavadından fazla tanırlar. Ama Bolvadından oraya taşınan arkadaşlarımın çocukları, torunları beni tanımıyor. Kızılkürseyi, kızlar evciğini, Erkmen´i, Ağılönünü, Gayması, Hesarı bilmiyorlar. Ocak bükmesini, usul yavaş oynamayı, şert etmeyi beceremiyorlar. Dahası onlara, ?nerelisin?? diye sorarsanız: ?Biz bolavadınlıyız? diyemiyorlar. Bu benim gücüme gidiyor.
Birde işin ekonomik tarafı var. Ekonomimiz zaten perişan. Esnafın hali içler acısı. Maaşlısı, zengini, harcamayı, yemeyi içmeyi bileni dışarı gidince, geri kalanlar ?sen aç, ben aç?. Bu da benim zoruma gidiyor.
Ben bu şehrin bir evladı, bir ombudsmanı, bir kanaat önderi olarak böyle durumlarda halkımı uyarmak, bu yaraya parmak basmak zorundayım. Bu benim toplumsal görevim. Acil olarak Kent konseyi, Kaymakamlık, Belediyemiz ve Ticaret Odamız, Esnaf Odamız bu konuya el atsınlar. Bolavadını gidip-dönülen değil, gidip-kalınan, gidip-yaşanılan yer haline getirelim. Göçü tersine çevirelim. Eskisi gibi Afyon´dan kız alalım, gelin getirelim. Nüfusu artıralım. Ben Salar´dan evlendim. Bolavadına 3 nüfus daha ilave ettim. Kendim ve çocuklarımla 7 kişi olduk. Herkes ben gibi çalışsa idi, şimdiye vilayet olmuştuk.
Acilen herkesi taşın altına elini sokmaya davet ediyorum.
Bu haftalıkta bu kadar..
Hayırlı haftalar..

