Milliyetçi Hareket Partisi hepimizin bildiği gibi 7 Haziran 2015 ile 1 Kasım 2015 tarihlerinde yapılan iki seçimde çok önemli bir oy kaybına neden oldu.
Ülkücülerde deprem etkisi yaratan bu büyük erozyon sonrasında tüm Türkiye´deki milliyetçiler kendi içlerinde özeleştiri ve analiz yapmaya başladı.
Bolvadin´de de oy kaybı yaşayan MHP´nin durumunu gözlemlediğimizde aslında partideki oy kaybının sürpriz sayılmaması gerektiğini düşünüyoruz.
1980 öncesindeki inanmışlık, teşkilatçılık ve disiplinin artık kaybolduğu ve ülkücülük sanki modaymış gibi algılandığı için çalışma düzenindeki aksaklıklar gündeme gelmeye başlamış ve gayri ciddi bir görüntü ortaya çıkmıştı.
Kendi yıldızını ortaya çıkartamayan, ne fikrini, ne zikrini anlatamayan bir parti görünümü yeni kitleler kazanmanın da mümkün olmayacağı bir durum almıştı.
Ocaklara ruh, ülkücüye umut vermeyen bir anlayışa bürünülmüş, yapılan tüm çabalar gamsızlık gölgesine sürüklenmişti.
Tabanın sesine kulak vermediğiniz zaman zayıflamak zaten mecburi istikamettir.
İstişareden uzak kalırsanız başarıya ulaşmanız da mümkün olmaz, olmamıştır.
İyi niyetli adayların, iyi niyetli gönüllülerin çabası ise maalesef böyle durumlarda yetersiz kalmak zorundadır.
Seçim sonuçlarını iyi okumak gerekir.
Art niyetli olmadan, birbirini kırmadan ve incitmeden yapılacak değerlendirmeler düzelmeye, sonuç almaya zemin hazırlar.
Ama eleştiren herkesi düşmanmış gibi görür ve ötekileştirirseniz yalnız kalmaya da mahkum olursunuz.
Geçmişi şanlı, şerefli ve köklü bir hareketin artık ayağa kalkması gerekiyor.
İdeolojisini, politik söylemlerle sarmalayamayan ve halkın dilinden konuşmayan siyasi partilerin iktidara gelme şansı olmaz.
Gençlik hareketini bünyesine sindiremeyen ve hatta gençlik örgütünün gelişmesinin önüne geçen bir anlayış partiyi yukarılara taşıma şansını yakalayamaz.
Siyasette başarı; adam harcamakla değil, adam kazanmakla olur.
Allah´a emanet olunuz...

